THE SPACE THAT PROTECTS

Daha sakin ve huzurlu hissedebileceğimiz meydanların olması, daha rahat yürüyebileceğimiz sokakların olması ve sosyalleşmenin ve kamusal bilincin, kollektivitenin daha da artabilmesi için ve bunu özelleşmeye bağlı kalmadan; uydurularak ve yeniden uydurularak (invented and reinvented spaces) tasarlanan sözde güvenlikli ve korumacı mekanlara muhtaç olmadan yapmak nasıl mümkün olabilir? Günümüzün ve COVID sonrası dönemin ölü ve hayalet mekanlarını yaratan formsal değeri düşük, sosyalliği ve çevre ve bölge bilincini bitiren siteler ve AVM’ler dışında güvenli alan yaratmak imkânsız mı? Yoksa güvenliği sağlamanın mekânsal olanakları var ve mekân aslında, insan olgusunu ve insanın değişilmez bağdaşıklıklarını koruyabilir ve bunu yaparken de canlı cansız farklı tür elementlerden yararlanabilir mi?

How would it be possible to have spaces that we feel more relaxed and peaceful with streets we can walk around freely, increasing collectivity and public consciousness without sticking to specialization; and without needing the invented and reinvented spaces that are so-called high security? Is it impossible to create secure spaces other than residences and malls that create dead and ghost spaces of today and the after-COVID era with low formal value? Or are there spatial ways to maintain security, and this space can actually protect humans and humans’ ties, and while doing that, can it also benefit both animate and inanimate elements?

Görsel 1: AVM/Figure 1: Shopping Mall
https://www.archdaily.com/search/projects/categories/shopping-centers

Bu konuya girerken Oscar Newman ve Jane Jacobs’ı anmadan geçmemek ve onların düşüncelerinin özünü çıkarıp geliştirmek, yapılacak tasarımlarda ve tasarım kodlarını geliştirecek politikalar belirlemek gerekli olacaktır. Jane Jacobs’ın ortaya koyduğu bir konsept olan ‘eyes on the street’ bu konu başlığı altında ele alınılmalı ve geliştirilmelidir. Jacobs der ki sokak, insanların topluluk halinde kullandığı ve olayların gerçekleştiği kamusal alanlardır. Bu kamusal alanların, sosyal aktivitelerin gerçekleştiği sokakların da güvenliğinin sağlamlığı, insanların ‘doğal’ hallerinde günlük durumun getirisi ve sonucu olarak sokağı gözlemlemeleri ve bu gözlemle güvenliği tehdit edecek durumların engelleneceği görülecektir. Burada dikkat çekilmesi gereken durum şu ki, komünler yaşadıkları ortamlarda ve paylaştıkları mekanlarda insanları izlemekle değil, onları görmek aracılığıyla bu güvenliği sağlayacaklardır. Bu da doğal olarak beraberinde birlik olma, kollektiflik ve iş birliği duygularını beraberinde getirerek sağlıklı, barışçıl, sosyal bir ‘public realm’ yaratacaktır. Bu birlikteliğin o mekâna kazandırdıkları sayesinde mekânın sosyolojik sağlığının sonuçları da ‘yabancı’ veya ‘tehdit’ durumlarını ‘olay’a dönüşmeden engelleyecektir.

Before getting into this topic, it is needed to mention Oscar Newman and Jane Jacobs, extract their ideas and develop them, and determine new policies for design to improve design codes. The concept ‘eyes on the street’ put front by Jane Jacobs should be handled under this subject and developed. Jacob says streets are public spaces that people use as a community and where everything happens. I will be seen that the security of these public spaces and streets where social activities take place will be robust, people’s observations of the street as a result of the daily situation in their ‘natural’ state, and with this observation, situations that will threaten security will be prevented. The point to be noted is that communes in their environments and their shared spaces will not ensure security by observing the people but seeing them. Naturally, it will bring togetherness, collectivity, cooperation resulting in a healthy, peaceful, and social public realm. Thanks to what this cooperation contributed to the space, the results of sociological health of the space will prevent ‘stranger’ or ‘threat’ situations before turning into a ‘scene’.

Görsel 2: Eyes on the Street / Figure 2: Eyes on the Street
https://nextcity.org/urbanist-news/entry/philly-streets-get-test-of-jane-jacobs-eyes-on-the-street-effect

      Tabii bu bakış açısını desteklemek için planın, plancının, üretilen politikanın, yapılacak tasarımın ve mimarın da aynı doğrultuda; bu komün bilincini yaratacak formlara ve çevreye dair izler araması gerekmektedir. Özellikle COVID sonrası dönemde ortaya daha çok çıkan hayalet ve ‘artık’ mekanların görülmesi, tasarımın ve politikaların güvenlik açısından çok daha esnek ve kriz durumlarına ayak uydurabilen araçlar olması gerektiği düşüncesi ortaya çıkabilir. Newman’dan öğrenilecekler de bu aşamada geleceğe yönelik düşünce ve tasarıları aydınlatma adına önemli bir yol gösterici olabilir.

Of course, to support this point of view, the plan, the planner, the policy, the design, and the architect should be in the same direction, looking for the trail of forms and environments that will create the commune consciousness. As a result of the ghost and ‘leftover’ spaces that emerged especially after-COVID era, the idea that the design and the policies should be a tool that is flexible and can keep up pace with the crisis might emerge. The things going to be learned from Newman can be an important guide at this stage for brightening the thoughts and designs about the future.

Görsel 3: Hayalet Mekan / Figure 3: Ghost Space
https://www.tr.undp.org/content/turkey/en/home/blog/2020/05/ghost-spaces-future.html

Newman’ın Defensible Space Theory’sini herhangi bir başlıkla sınırlandırıp indirgemek yanlış olacaktır ancak kısaca bir mekânın ve yapılı çevrenin insan ve sosyolojik yaşamın güvenliği üzerinde etkileri göz önünde bulundurularak, var olan durumlara ve güvenlik amacıyla yapılmış müdahalelere yapılmış bir eleştiri diyebiliriz. Burada önemli olarak öne çıkan kavramlar olarak resmi ve gayri resmi gözetleme, bölge hissiyatı, kamusal-özel ayrımı, sosyal çevre kimliği ve muhit korunan bir bölge oluşturulmasında etkili oldukları söylenebilir. Bu kavramlardan yola çıkarak bir durum eleştirisi yapıp belki de sosyolojik ve ekonomik sınıfların ayrımlarının oluşturdukları kentsel sıkıntıları göz önüne getirmek ve olabilecek alternatifleri önermek bu konu açısından önemli olacaktır. Bununla beraber de Jane Jacobs’ın ortaya koyduğu ‘eyes on the street’ kavramı da Newman’ın gözetleme çerçevesiyle beraber ele almak yanlış olmaz.

It would be wrong to degrade Newman’s Defensible Space Theory under any title. Still, briefly, we can say that it is a criticism of the existing situations and interventions done due to security reasons considering the effects of space and a built environment on people and the security of sociologic lives. It can be said that the terms that came forward such as, formal and informal surveillance, regional feeling, public-private distinction, social environment identity, and surrounding, were influential in creating a protected region. Starting with these concepts, making a situation criticism and bringing the urban distress caused by economic class divisions, and proposing possible alternatives will be necessary for this subject. With this, it will not be wrong to handle Jane Jacob’s ‘eyes on the street’ concept together with Newman’s surveillance frame.

Görsel 4: Gözetleme/Figure 4: Natural Surveillance
https://minneapolis2040.com/policies/public-safety-through-environmental-design/

Türkiye bağlamına baktığımız zaman son yılların trendi olan yüksek katlı konutların oluşturduğu dışarıya kapalı özel sitelerin konut piyasasında ve insanların tercihlerinde etkili olduğunu görüyoruz. Bu tarz sitelerin ‘sözde’ güvenlikli olması nedeniyle bu kadar göz önünde olduğunu söyleyebiliriz ancak bu güvenliği sağlamak parçacıl bir bakış açısı sunmakta ve aslında kentin geri kalan parçalarıyla bir bütünü tamamlamamakta olduğu görülmekte. Bu da aslında bir paradoks gibi kendini tekrar eden bir döngüye bizi sokmakta. Şehirler ve mekanlar güvensizleştikçe, sosyal ayrım meydana gelmekte; sosyal ayrım ve güvensizlik nedeniyle belli bölgeler belli seviyede insanlara ait olmakta; bu bölgeler genellikle güvenlik açısından tercih edilmekte ve bu güvenliği sağlama durumu da niteliği düşük formlarla sağlanmakta ve sonuç olarak da bütün bunlar en baştaki neden olan güvenliği ve sosyal ayrımı daha da artırarak kendisini yeniden üretmekte. Halbuki bu duruma bir eleştirisel farklı bakış açıları geliştirip, konutlaşma ve konut dokusu oluşturma işini yapan plancılar ve mimarların belirli normlarla sınırlanmaması gereklidir. Doğal olarak bu konunun sadece konut formları ve alanları açısından değerlendirilmesi de yetmemektedir. Kent merkezindeki aktivite düğümlerindeki aktivitenin çeşidi ve durumu da yine orası için belirlenecek politikalar aracılığıyla güvenliği artırabilir, tasarım aracını kullanarak da bunun sağlanması gerçekleşebilir. Sonuçta da Ankara’nın merkezi olan Kızılay’da bile akşam 21:00’dan sonra otobüs beklemek veya yürüyüşe çıkmak da güvensiz hissettirecek bir durumdan çıkabilir.

When we look in the context of Turkey, we see that new trend high rise buildings with private complexes closed to the public are influential on real estate and people’s choices. We can say that those building complexes are highly demanded because of their so-called security but providing that security offers a particulate point of view and does not complete a whole with the other pieces of the city. That actually brings us into a repetitive loop like a paradox. Social distinctions occur as the cities and spaces get unsecure; due to social distinctions and insecurity some regions belong to particular people with particular level; those regions are demanded mostly due to their security and this security is provided with low-quality forms and as a result it enlarges and recreates unsecurity and social distinctions which were the reasons at the beginning. Whereas a critical and different perspective should be developed to this topic, and the planners who make the housings and the texture of the housing and architects should not be limited with particular norms. Naturally, it is not enough to evaluate this topic regarding to forms and places of buildings. The type and the situation of the activities in the city’s activity node may increase the security with determined policies, and the design as a tool may help make it real. Consequently, waiting for bus or walking at 9 pm in Kızılay, the hearth of Ankara, may turn into something not dangerous.

Görsel 5: Kızılay’da Gece/Figure 5: Kızılay at Night
https://mapio.net/pic/p-19396356/

Bütün bu gözden geçirilenler ışığında naçizane bir öneri olarak yapılabilecek konut komplekslerinde ve dokularında hatta konut temelli kentsel dönüşüm çalışmalarında topluluğun standardını ve çevresel niteliklerini yükseltmek adına dikkat edilmesi gereken en önemli kavramlardan birisinin kollektivite olduğu görüşündeyim. Doğal bir gözetleme ancak ve ancak sağlanacak olan topluluk bilinciyle meydana gelecektir. Tabii bu gözetlemeyi yaptıracak olan da yine alanlar üzerinde karar verecek olan aktörlerdir. Bu aktivite kararları da kollektif formlarla desteklendikten sonra Newman’ın bahsettiği kavramların da ortaya çıkacağını ve sosyal ayrışmanın yaşanmasındansa, optimum seviyede bir çevrede sağlıklı ama farklı çeşitlere sahip toplulukların bir komün bilincinde yaşadığı görülecektir. Örneklerden gitmek gerekirse eğer, İncek’te yükselen bireysel yapıların veya toplu sitelerin yapmaya çalıştığı ama aslında bunu toplumsal ve kentsel faydadan yoksun yaptığı, sadece bireysellikte işe yarayan güvenlik durumu karşısında ortak aktivite ve topluluk alanlarının var olduğu, doğal gözetlemenin sağlandığı ve avluların efektif kullanıldığı, açık alanların bir uyum içerisinde oluştuğu, toplulukların erişimi olan ancak bunun belirli bir sınırı olduğunun hissedildiği bir kollektif dokunun yaratıldığı Barbican Estate projesi farkları anlamamıza neden olacaktır.

In the light of the reviews, as a humble suggestion, in residence complexes, textures, and even residence-based urban transformation works, I think collectivity is one of the most important concepts to be careful about to increase the standarts of the community and the environmental quality. A natural surveillance will only and only occur with the awareness of the community. Of course, the ones who make this surveillance happen are the actors who will decide on the areas. After supporting these activity decisions with collective forms, it will be seen that the concepts Newman mentioned will emerge and the healthy but various communities will live as a conscious commune in a optimum-level environment instead of social distinctions. To explain it with examples, Barbican Estate project where the rising individual buildings or building complexes in İncek are trying to do but doing it without urban benefit, there are activity and community only exist against security situation only useful for individuality, the natural surveillance is provided and the courtyards are effectively used, the open areas are formed in harmony, the communuties have access, but it can be felt that there is a limit, a collective texture is created can help us understand the differences.

Görsel 6: Barbican Estate/Figure 6: Barbican Estate
https://divisare.com/projects/416176-chamberlin-powell-and-bon-lorenzo-zandri-the-barbican-estate

Günün sonunda büyük küçük her kentte farklı türden sosyal yapılara sahip karmaşık ilişkilerin sonucu olarak kentin de özelliklerinin ve gelişiminin desteğiyle güvenlik kavramının önemi büyük oluyor. Konutlarımıza, villalarımıza ve sitelerimize çektiğimiz duvarlarla kentin kalanından uzaklaşmak güvenlik sorununu çözmekte tek başına etkililer ve o duvarların dışında yalnız yürürken hissedilen duygu doğal mı yoksa kenti oluşturan tüm kamusal mekanların güvenliğiyle beraber bunlara entegre olmuş ve bölge bilinci yüksek topluluklar oluşturarak yapılmış kollektif dokular ve çevresel elementler sayesinde topyekün bir güvenlik ve suç azalması durumu bir rüya mı?

At the end of the day, due to complicated relations consisting of various social structures in every city from small to big, the importance of security, with the support of the city’s qualities and development, is high. The walls we built around our houses, villas, and buildings are effective enough to seclude and solve the security problem. Is the feeling that we feel while walking alone outside those walls natural, or is an increase of security and decrease in crime thanks to collective textures, made by creating communities that are integrated with the security of all public spaces and high regional consciousness, and environmental elements a dream?

Yazar/Author: Furkan Erdem Sözeri

Editör/Editor: Beliz Karatoprak

Grafiker/Graphic Designer: İlayda Altıntaş

Çevirmen/Translator: Simay Aybüke Larçin