Bulgur pilavı… tamam. Patlıcan… var. Biberler… onlar da tamam. Domates, aldık. Her şey tamam galiba. Nar almayı unutmamak gerekir, berekettir!

Bereket demişken, Antik Roma’da da insanlar birbirlerine incir ve bal hediye ederlermiş, biliyor muydun? Mutlu bir başlangıç adına. Daha çok bağışıklık güçlendirici bir etkisi var sanki ama sonuçta sağlık da mutluluktur.

Bu karda bu poşetleri taşımanın ağırlığı da başkaymış. Keşke Noel Baba gibi kızağımız olsaydı. Neyse ki az kaldı. Birazdan eve varırız.

Noel Baba demişken, aslında gayet basit bir insan olduğunu biliyor muydun? Orijini Aziz Nikolaos sanırım. Günümüz Noel Baba’sının çıkışı. Uçan geyiklerin sürüklediği bir kızakta, bir gecede dünyadaki tüm iyi çocuklara hediye dağıtan biri için fazla normal sanki. Gerçi birçok efsanenin kaynağı aslında basit bir şeyden çıkma değil midir?

Sonunda vardık. Anahtarları nereye koymuştum? Şu poşetleri biraz tutabilir misin? Ceplerime bakmalıyım. Bakalım, aha! Buradalarmış. Artık poşetleri geri alabilirim. Teşekkürler. Şunları mutfağa bir bırakalım da çayımızı içelim. Bu saate kadar demlenmiştir. Açık mı koyu mu içersin? Şeker alırsan masada var. Evet, nerede kalmıştık? Efsaneler diyorduk, sanırım? Yeni yılın o kadar çok efsanesi yok gibi, eskilere bakmak lazım ama efsaneden çok ritüeller.

Babil’de yeni yıl kutlamalarının değişim ve yenilik olduğunu biliyor muydun? Onlar için yeni yıl sembolik bir temizlenmeymiş. Bir bardak daha? Hatta ritüellerine göre kral, Tanrı Marduk’un temsilcisi olan bir rahip tarafından aşağılanıp ,ağlatılmaya çalışılırmış. Eğer kral ağlarsa, Marduk’un memnun olduğu düşünülür ve kralın gücü artarmış. Günümüzde, insanların algısında ağlamanın bir zayıflık olduğunu düşünürsek ilginç bir detay.

Saat kaç olmuş! Yemeği yapmaya başlasak iyi olur. Sen şu sebzeleri yıka, ben de o sırada diğer malzemeleri çıkarayım. Bakalım, domatesleri rendeleyerek mi başlasak? Sen de o sırada patlıcanları kesersin. Biberleri de unutma! Şu domatesleri rendeleyeyim. Soğanları sen mi kesersin ben mi keseyim? Ağlamaktan korkmayanımız kessin(!) Limonu unutmayalım, küçük bir detay ama hoş bir aroma katıyor. Şuradan reyhanları da uzatır mısın? Herkes bilmez bunu, tarifin gizli aroması. Kimseye söyleme sakın! Her şeyi kesip doğradığımıza göre şu bulgurları bir kavuralım artık. Üzerine su koyar mısın? Teşekkürler. Şu doğradıklarımızı da eklersek geriye bir tek pişmesini beklemek kalacak. O sırada birer çay daha içeriz bence.

Noel’in geleneksel yemeklerinden yedin mi hiç? Özellikle tatlıları çok güzel oluyor. Yanlış hatırlamıyorsam Noel’e özel bir kek vardı. Üç Kral Bayramı’yla ilgili. İçinde bir tane fasülye var, o da kime çıkarsa bir günlüğüne kral ya da kraliçe oluyor. Hatta eski dönemlerde, saraylarda hizmetçilerin de dahil olduğu, kazananın gerçekten de bir günlüğüne kral ya da kraliçe olarak istediğini yapabildiği bir gün hakkı. Soylular kafayı yemiş! Monarşinin çökmesine şaşmamalı.

Lafa dalmışız yine. Yemek olmuştur herhalde. Sen de o sırada şu narı halledebilir misin? Ben de sofrayı kurayım. İki servis yeter mi? Bir tane daha çıkaralım, Tanrı misafiri gelirse hazırlıklı olmak lazım.

Editör : Gökay Düzgün

Grafiker : Deniz Vadi Tögür