The Plan for Happiness Item 1: There Is No Such Plan

Zaman zaman mutluluk üzerine kendi içimde şiddetli tartışmalara girerim. Varlığı, kaynağı, nedenleri ve ne olduğu üzerine iki tarafta da benim olduğum hararetli bir münazarada bulurum kendimi. Kafamda bitmek bilmeyen bu tartışmalar akla hayale sığmayacak kadar uzun sürer bazen. Dolayısıyla aslında sadece basit ve doğal gibi görünen bu düşünme aktivitesi, içinden çıkılmaz derecede karmaşık bir hâl alarak günlük hayatımı olumsuz yönde etkilemeye başlar ve verimsiz bir gün geçirmeme sebep olur. İşte tam da bu yüzden zihnimin bu bir türlü sonuçlanamayan tartışmalara biraz da olsa ara vereceğine inanarak bu yazımı çoğu insanın bir şekilde aradığı ama bulamadığı – veya bulamadığına inandığı – “mutluluk” kavramı üzerine yazmaya karar verdim.

I argue with myself about happiness from time to time. I find myself in a debate with me both sides about its existence, source, and reasons. Sometimes these discussions in my head take unbelievably long. Therefore, this thinking activity that seems natural and simple turns into something complicated starts affecting my everyday life negatively and causes me to have an inefficient day. For this very reason, believing that my mind will take a break from never-ending discussions, I decided to write this article about “happiness” that some people search for and can’t find – or think that they couldn’t find.

Mutlulukla alakalı klişe sözlerden olabildiğince uzak durmaya çalışarak Aslı’ya göre “mutluluk” kavramını anlatmak istiyorum size. Klişelerden uzak durmak istemem demek değildir ki onlara inanmıyorum. Aksine, bu sözlerin tamamen doğru olduğunu düşünüyorum ama içimizdeki mutluluğu bulmanın veya mutluluğu yaratmanın, biri bize bunları söyleyince daha kolay olacağına inanmıyorum. Demem o ki mutluluğu arayan bir insana kendi mutluluğunu kendisinin yaratması gerektiğini söyleyince o kişinin hemen bu eylemi gerçekleştirebilecek bakış açısını sağlaması mümkün değildir bana göre. Nasıl ki bisiklete binmeyi öğreniyoruz, mutluluğu yaratmayı da öğrenilmesi gereken bir eylem olarak görmeliyiz. Bisiklete binmeyi bir kere öğrendiğimizde ve yıllar sonra tekrar denediğimizde bisiklet sürmeyi unutmadığımız gibi mutluluğumuzu nasıl yaratacağımızı da aradan ne kadar zaman geçerse geçsin hatırlarız.

I want to stay away from cliche sentences about happiness and explain “happiness” according to Aslı. I want to stay away from cliches, which does not mean that I do not believe them. On the contrary, I think they are entirely true, but I do not believe it will make it easier to find or create happiness when someone else tells us them. My point is that when someone is looking for happiness, saying they need to create their own happiness will not enable them to have this perspective right away. Just like learning to ride a bike, we should see creating happiness also as an activity to learn.

Bu yazıyı okuyan siz de mutluluğun sizdeki yerini ve sizin mutluluk kavramındaki yerinizi henüz bulamamış ve yazının devamında mutluluğun nasıl yaratılacağına dair maddeler veya aşamalar halinde bir plan bekliyorsunuz belki de benden. Eğer böyle bir beklenti içindeyseniz yazımı okumaya devam etmenizi öneririm. Çünkü size ne böyle bir plan göstereceğim ne de bu planı nasıl oluşturacağınızı. Yazıyı okumaya devam etmeniz gerek çünkü eğer mutlu hissetmiyorsanız kendinizi, tam da bu yüzden mutluluğu hâlâ bulamadınız. Birilerinden mutlu olmak için ne yapacağınızı söylemelerini beklemek, sizi mutlu yapmaz. Aksine mutlu olmayı öğreneceğiniz zamanı erteler. O yüzden denemeniz, hep denemeniz lazım. Kesinlikle yapmanız lazım diye değil ama en azından belki fikir olur diye bana mutluluğu en çok hatırlatan ve beni en kolay şekilde mutlu eden bir eseri paylaşmak istiyorum sizinle. Vincent van Gogh’un Almond Blossom (Badem Çiçekleri) isimli tablosudur, benim için mutluluk. Sanatçının diğer eserlerinin aksine bu resme baktığımda umut görürüm. Her zaman mutlu olmayı dileyen, içindeki mutluluğun saflıkta ve zarafette gizli olduğuna inanan ve mutluluğun huzurla birlikte gelmesi gerektiğini düşünen bir insan görürüm. Bu resim bana mutlu olmak için bir şey yapmamam gerektiğini, zaten mutlu olduğumu, mutluluk adına somut bir şeyler aradıkça ve beklenti içine girdikçe mutsuz olacağımı hatırlatır bana. Bu resme baktığımda içim ferahlar, derin bir oh çekerim. İçimdeki mutluluk tomurcuklarının resimdeki beyaz çiçeklere döndüğünü hissederim. Benim resme karşı hissettiklerim, resmin asıl anlamından çok farklı olsa da (Resmi sanatçı erkek kardeşinin doğumunu kutlamak amacıyla yapmış.) ben mutluluğu bu resimde ve bu şekilde görüyorum. Bu yüzdendir ki dünyada var olan ve genelgeçer bir mutluluk planı yok. Zaten hepimizin farklı olduğu bir dünyada herkesin aynı şekilde mutlu olması çok garip olmaz mıydı? Diğer bir taraftan gerçekten de mutluluk planı diye bir şey olsaydı şu an dünyada mutsuz insan olmazdı herhalde.

Maybe you still cannot find the happiness in you and your place in the concept of happiness, and perhaps you expect a list of items on how to create happiness or a step-by-step plan from me. If you are expecting to see that, I advise you to keep reading because neither will I show you such a plan nor how to make one. You need to keep reading this article because if you do not feel happy, that is the reason why you haven’t found happiness yet. Waiting for somebody to tell you what to do to be happy will not make you happy. On the contrary, it will postpone the time you learn how to be happy. So you need to keep trying and trying. Not that you have to do it but maybe it may give you some ideas, I want to share a piece that reminds me of happiness and gives me joy easily. Almond Blossom from Vincent van Gogh is happiness for me. Unlike the other pieces of the artist, I see hope when I see that painting. I see a person who wishes to be happy always, believes happiness is hidden inside purity and grace and thinks that happiness should come together with wellness. This painting reminds me that I don’t have to do anything to be happy, that I am already happy, and I will be unhappy if I keep looking for something concrete to make me happy. I feel relief when I look at that painting. I feel that the seeds of happiness are turning into white flowers in the painting. Even though my feelings are different from the painting’s original meaning (The artist made this painting to celebrate his brother’s birth.), I see happiness in this painting and in this way. This must be the reason why there is no universal happiness plan in the world. Wouldn’t it be weird if everybody could be happy with the same thing in a world that everybody is so different? On the other hand, If there were something called a happiness plan, there would be no unhappy person in the world.

Bu yazıyla size aslında içimi döktüm. Düşüncelerini kelimelere dökmek ve bunu insanlarla paylaşmak, içimdeki olumsuz düşünceleri büyük miktarda uzaklaştırdı. Sanırım benim mutluluğum da bu yazıyı yazmak oldu. Kim bilir, belki günün birinde ben de mutluluğumu yaratma yolunda başarılı olmuş bir hayat yolcusu olurum. Umuyorum ki siz de hayatınızdaki mutlulukları bir bir yaratır ve kendinizi bu arayıştan kurtulmuş bir şekilde umut, huzur, saflık ve zarafet içinde bulursunuz. Unutmayın, mutluluk sizin onu görmek istediğiniz yerdedir.

With this article, I actually poured my heart into you. Turning my thoughts into words, to share them with people removed the negative thoughts a little bit. I think my happiness would be writing this article. Who knows, maybe someday I will be a traveller in life who succeeded in creating my own happiness. I hope that you will create your happiness one by one and find yourself spared from the search in hope, peace, purity, and grace. Do not forget that happiness is where you want to see it.

Kaynakça

References

van Gogh, Vincent, Almond Blossom,  Yağlıboya, Van Gogh Müzesi, Amsterdam, 1890.

Yazar/Author: Aslı Selin Özzade

Editör/EditorSaliha Nur Yılmaz

Çevirmen/Translator: Simay Aybüke Larçin

Grafiker/Graphic Artist: Doğasu Yıldırım