We are On the Shore.

Dalgalar şehrin arterlerine dolup şehri boylu boyunca gezdi. O günden beri dalgaların yarattıkları, şehrin her köşesinde hissedildi. O yüzden şehrin hangi köşesine gidersek gidelim hep kıyıdayız.

The waves filled the city’s arteries and traveled the length of the town. Since then, the creations of the locks have been felt in every corner of the city. That’s why we’re always on the coast no matter which corner of the city we go.

Hep kıyıda olduğumuz, kendi halinde olan bu şirin yer Gelibolu’nun ta kendisi. Yarımada olan değil, ilçe olan Gelibolu! Bu, biz kenti deneyimlemeye çalışırken kulağımıza çalınan bir ikazdı. İlçeyle ilk tanışmamız bu ikazla başladı. Bu ilçe aralıktı bence. Deniz ile kara arasında, yarımadayla kendi arasında… Bunlar hep kentle bütünleşmeden yaptığım ilk çıkarımlardı. Doğru muydu değil miydi ilerleyen zamanlarda öğrenecektik. Gelibolu ve aralık eşitliğini kurduktan sonra kenti gerçekten deneyimlemeye başladık. Bu deneyim yürüyerek gerçekleşecekti. Kenti boydan boya yürümek, yürürken onu dinlemek kentle bütünleşmemizi sağladı. Böylece Kentin ritmini anlamamıza yol açtı. Aralıkla bütünleşmek için yürümeye başladığımızda kendimizi hep kıyıda bulduk. Güneyden kuzeye doğru sağımızdan gelen hoş bir iyot kokusu ve tatlı esen meltemle birlikte ilerledik. İlerledikçe kıyının farklı tipler önümüze serdiğini de gözlemledik. Halkın kullanımına açık olan yerlerden daha özel kullanımlı yerlere nasıl geçtiğinin farkına varmadan farklı ritimlerle yol aldık. Aniden karşımıza endüstrinin hakim  olduğu kıyı tipi, az ilerisinde ise uçurumun baskın olduğu bir kıyı tipi çıktı  ve bu böyle sürüp gitti. Bu ritmik değişimler de aralıkları oluşturdu.

Gallipoli itself is the very charming place where we are always on the coast, which is in its own state. Gallipoli, not a peninsula, but a district! This warning was played to our ears while we were trying to experience the city. Our first acquaintance with the district began with this warning. I think that was a division between the sea and the land, between the peninsula and itself… This was the first inference which I usually cultivate without integrating with the city. We will be finding out later if it was true or not. After Gallipoli and my inferences established such an equality, we really started to experience the city. This experience was to take place on foot. Walking around the city, listening to it while walking allowed us to integrate with the city. Thus, it led us understand the rhythm of the city. As we started walking, to incorporate with the intervals, we most commonly found ourselves on the shore. We proceeded from south to north with a pleasant smell of iodine coming from our right and a sweet blowing breeze. As we progressed, we also observed that the coast lay different types in front of us. We drove with different rhythms without realizing how it was moving from places open for public use to the areas more private. Suddenly, we came across a coastal type dominated by the industry, and a little further on, a cliff-dominated coastal variety, and this went on and on. These rhythmic changes also formed the intervals.

Görsel 1: Meliha B. Doğan tarafından / Figure 1: by Meliha B. Doğan

Pek tabii güneyden kuzeye olan yolculuğumuzda engellerle karşılaşıyor, kıyıyı görmemize rağmen kıyıyla ilişkimizin zayıfladığını hissediyorduk. Bu engelleri uçurumun baskın olduğu gibi kıyı tipleri oluşturuyordu. Engeller de yeni bir tını katıyordu ve bütün bunlar kıyının farklı aralıklarını oluşturuyordu. Yani ilçe Gelibolu’yla bütünleştikçe ilçenin aralıklardan oluştuğu savı destekleniyordu. Kent de bir nebze bu değil mi? Yerleşkedeki aralıkların ritmi bir ağ kuruyor, biz de buna kent diyoruz. Gelibolu’da kentin doğal mekanizmasını gözleyebileceğimiz yerleşkelerden biriydi.

Of course, we encountered obstacles on our journey from south to north, and although we saw the coast, we felt that our relationship with the coast was weakening. Coastal types formed these obstacles, as the cliff dominated. The obstacles also added a new timbre, and all this constituted different intervals of the coast. In other words, as the district was integrated with Gallipoli, the argument that the district consisted of intervals was supported. Isn’t that a little bit of a city? The rhythm of intervals within the premises creates a network, and we call it the city. It was one of the settlements in Gallipoli where we could observe the natural mechanism of the city.

 Bu aralıkların ritmi ilçenin içine doğru ilerledikçe de değişiyor, fakat değişmeyen tek şey hala kıyıda olduğumuz gerçeği. Kıyıyla ilişkimiz ne kadar kesilirse kesilsin biz her zaman kıyıdayız. Kent sanki dalgaları kıyıdan merkezine, oradan da en uzak noktasına doğru akıtmış gibi. Dalgalar kenti boylu boyunca gezmiş ve işlemiş, bizler de o izlere her sokakta her köşede karşılaşmışız gibi. Güneyden kuzeye yaptığımız yürüyüşteki iyot kokusu farklı ritim aralıklarıyla ilçenin içine girince de karşımıza çıkıyor. Gelibolu’nun ritim aralıkları hep bize kıyının melodisini hatırlatıyor. Bizler destan yazılan bu topraklarda türlü türlü odak noktalarının üzerinde dalgaların da izini görüyoruz. Kent kıyıyla tanımlanıyor ve ritim aralıklarıyla bize hep kıyıyı hissettiriyor. İşte tüm bunlardan dolayı, Gelibolu tipik bir kıyı kentidir. 

The rhythm of these interspaces also changes as we move into the county, but the only thing that hasn’t changed is the fact that we are still on the coast. No matter how much our relationship with the coast is interrupted, we are always on the coast. It is as if the city flowed the waves from the coast to its center, then to its furthest point. The waves traveled and processed the city throughout its length, and we encountered these traces on every street on every corner. The smell of iodine in our interspaces from south to north also appears when we enter the district with different rhythm intervals. The interspaces from the intervals of Gallipoi remind us of the melody of the coast. We also see the trace of waves on all kinds of focal points in these lands where the epics were written. The coast defines the city, and it always makes us feel the coast with the interspaces of the rhythms from intervals. As a consequence, Gallipoli, therefore, remains as a typical coastal city.

Yazar/Author: Başak Şengül

Editör/EditorBeliz Karatoprak

Grafiker/Graphic Designer: Meliha B. Doğan

Çevirmen/Translator:  Şebnem Sezgin