Sürdürülebilirlik, tartışmasız bir şekilde hayatımıza dahil etmemiz gereken bir kavram. Günlük hayatımızda yaptığımız tüketim seçimleri de bu kavramın yaşantımıza ne kadar dahil olduğuna dair bir gösterge niteliği taşıyor. Starbucks’dan kahve alırken termosumuzla gidiyoruz, plastik şişe yerine cam tercih ediyoruz veya market alışverişimiz için naylon değil, birçok kez kullanılabilecek bez çantalar kullanıyoruz. Bu alışkanlıklar bireyler olarak yerine getirdiğimiz sorumluluklar olarak değerlendirebilir. Peki ya daha büyük ölçekte ne gibi sürdürülebilir seçimler yapılıyor?

Sustainability is a term we should include in our lives without dispute. Consumption choices we make daily are indicators of how involved this term is in our lives. We go to Starbucks with thermoses in our hands, we choose to use glass water bottles instead of plastic ones or for groceries we use cloth bags in place of nylon. These habits can be considered responsibilities we have as individuals. This brings out the question: what kind of sustainable choices are being made on a bigger scale?

Markalar, büyük şirketler de artık dünyanın ve tüketicinin bu ihtiyacını göz önünde bulundurarak ürünlerini veya ürünlerini sunma yöntemlerini değiştiriyor. Son dönemlerde ise en ilgi çekici dönüşümlerden biri moda endüstrisinde başladı. Evet, çoğu firma küçük küçük de olsa sürdürülebilirlik temasını ön planda tutmaya başlamıştı ama bunu dev markalardan veya yeni girişimlerden görmek artık gerçekten sürdürülebilir ürünlerin bir alternatif değil gereklilik olduğunu gösteriyor. 

Brands, big corporations are also changing their products or the way they present their products by taking the world’s and the consumer’s needs into consideration. Lately most intriguing changes were made in the fashion industry. Most brands were already starting to prioritize sustainability themes little by little but seeing this action made by the big brands or the new enterprises shows that sustainable products are no longer the alternative but the requirement.

Moda endüstrisinde artık yaygınlaşan bir materyal: su yosunları ya da diğer adıyla algler. İşlevselliği ve teoride kalmayıp gerçekten pratiğe dökülme potansiyeli olduğu için alglerden tekstil ve boya üretimini belki de “devrimsel” olarak değerlendirmemiz gerekiyor. Laboratuvar ortamında tamamen doğal organizmalarla işlenen su yosunları bizlere sıfır atık olma özelliği, %100 geri dönüştürülebilirlik ve enerji dostu bir kimlik vaat ediyor. İsrail menşeili; alglere gönül vermiş, firmanın adı “Algaeing”, bu tekstil firması uzun zamandır bu teknoloji üzerinde çalışmalarını sürdürüyor.

A material spreading in the fashion industry: seaweed also known as algae. Whether its functionality or its potential to actually be practical, we should consider producing textile and paint from algae as revolutionary. Algaes that are refined in labs with completely natural organisms promise zero waste, 100% recyclability and an energy-friendly identity. Originating from Israel, the textile firm ‘‘Algaeing’’ has been working on this technology for a long time.

algae, algaeing, textiles, textile industry, fibers

Algaeing; standart, pamuk ile çalışan bir tekstil firmasına göre gerek ürünleri gerek de üretim aşaması açısından fark yaratıyor. Mesela, pamuk tarlalarını ele alalım. Bu tarlalar ilk bakışta bembeyaz, uçsuz bucaksız görünümüyle epey romantik gelir fakat işin arka planı ne yazık ki öyle değildir. Bu tarlaların bakımının ve hasadının çok çevre dostu olduğu söylenemez çünkü hem düzenli sulama gerekir hem de hasat ederken motorlu araçlar ve makineler kullanılır. Üstelik o uçsuz bucaksız görüntü, pamuk tarlalarının ne kadar fazla yer kapladığını anlatır bize. Algaeing bu durumu değiştirmek amacıyla ilk başta pamuğu denklemden çıkarmış ve yerine su yosununu koymuş. Algaeing, geleneksel tarla anlayışını da reddederek su yosunu üretimini dikey tarlalara taşımış ve üretimin her türlü enerji gereksinimi için solar enerjiden faydalanmışlar. Bu sayede alandan ve enerjiden önemli bir ölçüde tasarruf edebilmişler.

Algaeing; compared to a standard, a cotton-based textile firm makes a difference whether in its products or the production process. Let’s take a look at cotton farms for example. The farms are extremely white and endless at first sight which might seem romantic but unfortunately that is not the case in the background. We can’t say that the caring and harvesting of these farms are environmentally friendly because it needs constant irrigation and they have to use machines and motor vehicles in order to harvest. Besides, that scenery with no end in sight tells us how much space it really takes. To change the situation, Algaeing got cotton out of the equation and replaced it with seaweed. Algaeing rejected the understanding of traditional farming by carrying seaweed production to vertical farms and used solar energy whenever energy was needed. Thanks to this they saved on both energy and space at an important scale.

Plant-Based Textile Startup Algaeing Wins Global Female Founder Pitch  Competition VWS Pathfinder

Ürünler ise bu girişime bambaşka bir boyut kazandırıyor. WWF hesaplamalarına göre standart bir tişört için ortalama 2,700 litre su gerekiyormuş fakat Algaeing imalat teknikleri ile bu tüketimi %80 oranında azaltılabiliyormuş. Tekstil üretiminde bu şekilde fark yaratabilen marka aynı zamanda %100 geri dönüştürülebilir ve çevre dostu tekstil boyaları da imal ediyor. İstenilen her renk, sıvıya dönüştürülen algler ile elde edilebiliyor. Boyaların da en önemli özelliği, yaygın olan kumaş boyalarından farklı olarak, toksik ve alerjen olmamaları olarak karşımıza çıkıyor. 

Products bring in a whole new extent to this enterprise. According to WWF calculations, a standard t-shirt uses 2.700 liters of water however Algaeing manufacturing techniques reduce this consumption by 80%. The same brand also manufactures 100% recyclable and environmentally friendly textile paint. Every color can be produced from the algae that were turned into liquid. The most important feature of the paint, different from common fabric paints, is that it is not toxic or allergen. 

Growing textiles from algae - Specialty Fabrics Review
Its dyes and textiles are biodegradable, non-toxic and vegan.

Algaeing moda endüstrisinde sadece bir örnek. Bunun gibi birçok firma ürünleri geri dönüştürülebilir, enerji ve çevre dostu bir forma dönüştürmeye gayret ediyor. Bu tip çözümleri özellikle son 5-6 yıldır daha sık görmeye başladığımızı fark ettim ve sebebini merak ediyorum. Gezegenimizi bir anda sevmeye başladık ve ona karşı bir sorumluluk hissi mi geliştiriyoruz? Yoksa artık geleceğimizden, yıllar sonra göreceğimiz, hatta şimdilerde bile tanık olduğumuz çevresel krizlerden korkar mı olduk? Galiba artık hepimizin adım atıp sorumluluk almak isteyeceği bir noktaya geldik. 

Algaeing is only an example in the fashion industry. A lot of other firms as well make efforts to manufacture recyclable, energy and environmentally friendly products. I have noticed these efforts are more apparent in the last 5 to 6 years and wondered why that is. Did we suddenly start loving our planet and develop a feeling of responsibility towards it? Or are we afraid of the potential or even the current environmental crisis we are being forced to face? Perhaps we have come to a point where we all want to take a step forward and take responsibility. 

12 cnni sustainable fabrics fashion gallery RESTRICTED

Grafiker/Graphic Designer: İlayda Altıntaş

Çevirmen/Translator: Zeynep Sude Ayalan